BİRİNCİ KİTAP
Genel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı
BİRİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Tanımlar
Ceza Kanununun amacı
MADDE 1. -
(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve
özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini,
hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi,
toplum barışını korumak, suç işlenmesini
önlemektir. Kanunda, bu amacın
gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun
temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik
tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.
Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
MADDE 2. -
(1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil
için kimseye ceza verilemez ve güvenlik
tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı
cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka
bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve
ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren
hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz.
Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol
açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
MADDE 3. - (1) Suç işleyen kişi
hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı
ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler
arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet,
renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir
yahut düşünceleri, felsefi inanç, millî veya
sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer
toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz
ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.
Kanunun bağlayıcılığı
MADDE 4. - (1) Ceza kanunlarını
bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) Ancak
sakınamayacağı bir hata nedeniyle kanunu
bilmediği için meşru sanarak bir suç işleyen
kimse cezaen sorumlu olmaz.
Özel kanunlarla ilişki
MADDE 5. - (1) Bu Kanunun genel
hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza
içeren kanunlardaki suçlar hakkında da
uygulanır.
Tanımlar
MADDE 6. - (1) Ceza kanunlarının
uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği
sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını
doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal
faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme
yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli,
süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek
mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî
mahkemeler üye ve hâkimleri ile Cumhuriyet
savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden; güneşin
batmasından bir saat sonra başlayan ve
doğmasından bir saat evvele kadar devam eden
zaman süresi,
f) Silâh deyiminden;
1. Ateşli silâhlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere
yapılmış her türlü kesici, delici veya
bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış
olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada
kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu,
zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı
nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik
maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her
türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik
kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir
suçun temel şeklini ya da daha ağır veya
daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekillerini bir yıl içinde ve farklı
zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden;
kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği
kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç
örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya
örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek
başına suç işleyen kişi,
Anlaşılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kanunun Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanuna göre suç
sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza
verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna
göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da
kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik
tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya
güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve
kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan
kanun ile sonradan yürürlüğe giren
kanunların hükümleri farklı ise, failin
lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) Güvenlik tedbirleri hakkında, infaz
rejimi yönünden hüküm zamanında yürürlükte
bulunan kanun uygulanır.
(4) Geçici veya süreli kanunların,
yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş
olan suçlar hakkında uygulanmasına devam
edilir.
Yer bakımından uygulama
MADDE 8. - (1) Türkiye'de işlenen
suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır.
Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de
işlenmesi veya neticenin Türkiye'de
gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye'de
işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk
karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava
sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında
veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya
bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya
münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş
sabit platformlarda veya bunlara karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
MADDE 9. - (1) Türkiye'de işlediği
suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm
verilmiş olan kimse, Türkiye'de yeniden
yargılanır.
Görev suçları
MADDE 10. - (1) Yabancı ülkede
Türkiye namına memuriyet veya görev
üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç
işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak
yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü
verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de yeniden
yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen suç
MADDE 11. - (1) Bir Türk vatandaşı,
13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk
kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az
olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu
yabancı ülkede işlediği ve kendisi
Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan
dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş
olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin
bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre
cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis
cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması
zarar görenin veya yabancı hükûmetin
şikâyetine bağlıdır. Bu durumda şikâyet,
vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten
itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen suç
MADDE 12. - (1) Bir yabancı, 13 üncü
maddede yazılı suçlar dışında, Türk
kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl
hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı
ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk
kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama
yapılması Adalet Bakanının istemine
bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir
Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre
kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına
işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması
hâlinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede
hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan
zarar görenin şikâyeti üzerine fail, Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların
varlığı hâlinde fail, Adalet Bakanının
istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı
üç yıldan az olmayan hapis cezasını
gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının
bulunmaması veya geri verilme isteminin
suçun işlendiği ülkenin veya failin
uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti
tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan
dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya
herhangi bir nedenle davası veya cezası
düşen veya beraat eden yahut suçu
kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı
hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine
Türkiye'de yeniden yargılama yapılır.
Diğer suçlar
MADDE 13. - (1) Aşağıdaki suçların,
vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı
ülkede işlenmesi hâlinde, Türk kanunları
uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer
alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki
Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci
ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti (madde 188), uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
(madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve
kıymetli damgaları imale yarayan araçların
üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde
sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) Rüşvet (madde 252).
i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım
araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
(madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara
karşı işlenen zarar verme (madde 152)
suçları.
(2) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde
yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede
mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa
bile, Adalet Bakanının talebi üzerine
Türkiye'de yargılama yapılır.
Seçimlik cezalarda soruşturma
MADDE 14. - (1) 11 ve 12 nci
maddelerde belirtilen hâllerde, soruşturma
konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde
hapis cezası ile adlî para cezasından
birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise
soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Soruşturma koşulu olan cezanın
hesaplanması
MADDE 15. - (1) Miktarının soruşturma
koşulu oluşturduğu hâllerde ceza, soruşturma
evresinde ileri sürülen kanunî ağırlaştırıcı
nedenlerin aşağı sınırı ve kanunî
hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz
önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup
MADDE 16. - (1) Nerede işlenmiş
olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı
ülkede gözaltında, gözlem altında,
tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre,
aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek
cezadan mahsup edilir.
Hak yoksunlukları
MADDE 17. - (1) Yukarıdaki maddelerde
açıklanan hâllerde mahkeme, yabancı
mahkemelerden verilen ve Türk hukuk düzenine
aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına
göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi
hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemi
üzerine Türk kanunlarındaki sonuçlarının
geçerli olmasına karar verir.
Geri verme
MADDE 18. - (1) Yabancı bir ülkede
işlenen veya işlendiği iddia edilen bir suç
nedeniyle hakkında ceza kovuşturması
başlatılan veya mahkûmiyet kararı verilmiş
olan bir yabancı, talep üzerine,
kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen
cezanın infazı amacıyla geri verilebilir.
Ancak, geri verme talebine esas teşkil eden
fiil;
a) Türk kanunlarına göre suç değilse,
b) Düşünce suçu veya siyasî ya da askerî suç
niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı,
Türkiye Devletinin veya bir Türk
vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre
kurulmuş bir tüzel kişinin zararına
işlenmişse,
d) Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir
suç ise,
e) Zamanaşımına veya affa uğramış ise,
Geri verme talebi kabul edilmez.
(2) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın
gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak
üzere, vatandaş suç sebebiyle yabancı bir
ülkeye verilemez.
(3) Kişinin, talep eden devlete geri
verilmesi hâlinde ırkı, dini, vatandaşlığı,
belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya
siyasî görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına
veya cezalandırılacağına ya da işkence ve
kötü muameleye maruz kalacağına dair
kuvvetli şüphe sebepleri varsa, talep kabul
edilmez.
(4) Kişinin bulunduğu yer ağır ceza
mahkemesi, geri verme talebi hakkında bu
madde ve Türkiye'nin taraf olduğu ilgili
uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar
verir. Bu karara karşı temyiz yoluna
başvurulabilir.
(5) Mahkeme geri verme talebinin kabul
edilebilir olduğuna karar verirse, bu
kararın yerine getirilip getirilmemesi
Bakanlar Kurulunun takdirine bağlıdır.
(6) Geri verilmesi istenen kişi hakkında
koruma tedbirlerine başvurulmasına,
Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası
sözleşme hükümlerine göre karar
verilebilir.
(7) Geri verme talebinin kabul edilebilir
olduğuna karar verilmesi hâlinde, ayrıca
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine
göre tutuklama kararı verilebilir veya diğer
koruma tedbirlerine başvurulabilir.
(8) Geri verme hâlinde, kişi ancak geri
verme kararına dayanak teşkil eden suçlardan
dolayı yargılanabilir veya mahkûm olduğu
ceza infaz edilebilir.
Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması
MADDE 19. - (1) Türkiye'nin egemenlik
alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla
Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk
kanununa göre verilecek olan ceza, suçun
işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın
üst sınırından fazla olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya
zararına olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk
kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel
kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü
uygulanmaz.
İKİNCİ KISIM
Ceza Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunun Şahsîliği, Kast ve
Taksir
Ceza sorumluluğunun şahsîliği
MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu
şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı
sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı
uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda
öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki
yaptırımlar saklıdır.
Kast
MADDE 21. - (1) Suçun oluşması kastın
varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî
tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek
gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin,
suçun kanunî tanımındaki unsurların
gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen,
fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu
hâlde, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis
cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda
ise temel ceza üçte birden yarısına kadar
indirilir.
Taksir
MADDE 22. - (1) Taksirle işlenen
fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde
cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun
kanunî tanımında belirtilen neticesi
öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine
karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde
bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli
suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar
artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek
olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği
suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı
sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna
göre ayrı ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan
netice, münhasıran failin kişisel ve ailevî
durumu bakımından, artık bir cezanın
hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede
mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez;
bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza
yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
MADDE 23. - (1) Bir fiilin,
kastedilenden daha ağır veya başka bir
neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi
hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu
tutulabilmesi için bu netice bakımından en
azından taksirle hareket etmesi gerekir.